• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uchisarlilardernegi

-KONUK YAZAR- Prof.Dr.Emrullah GÜNEY

-KONUK YAZAR- Prof.Dr.Emrullah GÜNEY
SAKARYA MELHAME-İ KÜBRASI
17/11/2017

                         

‘’Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır. Ve o satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı kanla sulanmadıkça terkolunamaz.’’

TBMM Orduları Kütahya-Eskişehir muharebelerinde ağır bir yenilgiye uğramıştır. Yunan ordusu Polatlı- Haymana hattına değin ilerlemiştir. TBMM’nde ağır saldırılar vardır Kemal Paşa’ya. Düşman uçakları Ankara üstünde uçmakta ve yer yer bomba atmaktadır. TBMM’nin Kayseri’ye taşınması sözkonusudur. Kayseri Lisesinin en büyük dersliği Meclis oturumları için düzenlenmiştir.

Ankara her an düşman eline geçebilirdi. 1921 yılının Ağustos ayında TBMM’nin denetim altında tuttuğu her yerde yoğun bir endişe, bunalım vardı.

Meclis’in tüm yetkilerini kullanmak koşulu ile Başkumandanlığı kabul etti Kemal Paşa. Tarih 5 Ağustos idi. Yunan Ordusu doğuya doğru ilerliyor, Ankara’yı işgal için hazırlık yapıyordu. Karadeniz’de de Yunan Donanması Gerze’yi topa tutuyor;  Sovyetlerden gelecek yardımları önlemeğe çalışıyordu.

Başkumandan Kemal Paşa ulusumuza bir bildiri yayınladı : Ordunun iaşe ve giyimi için teşekkül eden Ankara Tekalifi Milliye kararları ilan edilmiştir. Akla gelen bütün yiyecek maddeleri ile çarık derisinden kundura çivisine, tiftik ve yapağıya kadar giyim kuşama yarayacak bütün maddeler…Halktan fedakarlık istiyordu Başkumandan. Her evden birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık…Halkın elinde bulunan ulaştırma araçlarının, yük ve koşum hayvanlarının yüzde yirmisi…

Yunan Ordusu 23 Ağustos günü başladı. Sakarya Meydan Muharebesi 22 gün ve 22 gece aralıksız sürdü. Türk ulusu için bu bir var olma ya da yok olma savaşıydı. Tarihçiler bu kanlı kavgaya ‘’Zabit Harbi’’ adını verdiler. Bir gün içinde 90 subay, 900 nefer şehit vermiştik. Dünyada böyle bir savaşın örneği de yoktur. Halkımız varını yoğunu TBMM Ordularına vermiştir.

Polatlı-Haymana hattındaki savaş saldırı ve savunmalarla sürmüştür. Başkumandanlık Karargahı Alagöz Köyü’nde Türk Ali Ağa’nın evidir. Kemal Paşa savaşı cephelerden yönetmiştir. 13 Eylül 1921 günü Yunan Ordusu yenilmiş bulunuyordu; Sakarya doğusunda tek bir düşman neferi kalmamıştı.  

TBMM Reisi Başkumandan  Kemal Paşa savaş sırasında yaralandı Gazi oldu. Ve Meclis O’na Müşir-Mareşal unvanı verdi. Yüce Önder bu savaşı Nutuk’ta Sakarya Melhame-i Kübrası olarak anar. Büyük ve Kanlı Sakarya Savaşı…

Bu konu öyle kısa bir yazı içinde ele alınamayacak denli ağır, düşündürücü, ibret vericidir. Yazımızı 1930’lu yıllarda okullarda ders kitabı olarak değerlendirilen ‘’Medeni Bilgiler’’ den iki şiirle ( Samih Rifat * ) sonlayalım.

 

       Asker koşması

İstiklal Savaşı gençleriyiz biz

Tarihe koç Türkler diye şan verdik

Yurdumuz azizdir, çiğnetemeyiz

Uğruna bu kadar kahraman verdik.

 

Aç çıplak savaştık tipide karda

Kartallar avladık sarp kayalarda.

Sakarya önünde , Dumlupınarda

Ulu Gazimize imtihan verdik.

 

Soğuklar zalimdi kışlar amansız

Kuşlar yuvalardan düşerdi cansız

Vuruştuk yaralı, hasta, dermansız

Ne aman istedik, ne aman verdik.

 

Yıllarca ufukta yedi renk bayrak

Sallandı, bizimdir diye bu toprak

Hepsini allara boyadı şafak

Göklere içtiği kadar kan verdik.

 

Kılıç kınlarından süzüldü kanlar,

Al döndü akından kır küheylanlar

Açtı baharımız hep erguvanlar.

Dağlara çiçekler armağan verdik.

 

Murat Dağlarından indik aşağı

Göründü uzaktan Gediz Irmağı

Kuruldu İzmir’e Türkün otağı

Vatana yeniden bir vatan verdik.

                                                   

          Yürüyüş

Süngümü demir gibi ellerimle kavradım

Şanlara , zaferlere yürüdüm adım adım.

Irkım doğudan koptu dört bucakta savaştı,

Altaydan attığım ok Alp Dağlarını aştı.

Her vahşi kaya tuttu bir kartalın yasını

Sildi mağrur kanatlar silahımın pasını.

Zulme karşı besledim ruhumda acı bir kin,

Asırlarca vuruştum yurdum ve  hakkım için.

Yürüdüğüm izlere iğil de hürmetle bak,

Ecdadımın kanile yuğrulmuştur bu toprak.

Yurdumu çiğniyenin saçından süzülen kan

Kulağında küpedir yakut damlalarından,

Kalsa sınırlarımda tek bir kol, tek bir bilek

Tarih onu bir kılıç kabzasında görecek.

 

                                Marş

Varsa hakkın kılıçtır tutunacak bir dalı,

Yaşayacak milletler hakkını tanımalı.

Benden kurban isteyen zulüm mabetlerine

Yangınlar girmelidir buhurdanlar yerine.

Adımın biri Uğuz, biri Mustafa Kemal,

Irkımın isteği, ya ölüm ya istiklal.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  • Samih Rıfat (1874-1932). İstanbul’da doğdu. Özel öğrenim gördü. Kendi kendini yetiştirdi ( otodidakt ) . Türk ulusçuluğu konulu coşkun şiirleriyle ünlendi. Filozofça yazılarıyla genç yaşında ünlendi. Bilimsel yazılar yazdı. 1912’de Konya Valisi oldu. Trabzon’da da valilik etti.  Cumhuriyet’in ilanından sonra Çanakkale Mebusu olarak TBMM’nde bulundu. Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu’nun çalışmalarına katıldı. Lirik, felsefi  şiirler yazmayı sürdürdü. Ülkemizde ulus bilincinin uyanmasında önemli hizmetleri olmuştur. Türkçenin öze ve benliğe yönelmesi konusunda Atatürk’ün başlattığı çalışmaları , inancı ve derin bilgisiyle , ölümüne değin sürdürmüştür.

    *************************************************************************************



846 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÖYLÜ ÇEKİNGENLİĞİ - 10/11/2017
Kaymaklı'dan konuklarımız vardı.Bir gece bizim evimizde kalacaklar,ertesi gün Nevşehir'e gidecekler. Orada işleri,güçleri var.
YAZARIMIZIN TÜM YAZILARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ - 16/02/2017
YAZARIMIZIN TÜM YAZILARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
ÖĞRETMEN GÜNAHLARI-1 - 16/02/2017
İlköğretim denetmeni beldenin ilkokulunu denetlemek için gelmiş. Aşıklı Dağı yetmez