• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uchisarlilardernegi

AHMET KUTLAR

AHMET KUTLAR
GÜVERCİNLİK VADİSİ-UCHİSAR
11/10/2014

                          
                                  GÜVERCİNLİK VADİSİ UÇHİSAR

Çeşitli kuş türlerini içeren "colonbiformen" ırkına bağlı, değişik renklerde (madeni, pırıltılı, yanardöner, gribeyaz, siyah, esmerimsi) olan güvercinler, kutuplar dışında dünyanın her yerinde yaşayan bir kuştur.

Kanatlı kuşlar içerisinde en çok çeşitliliğe, güvercin ırkında rastlanır, Güvercinler insanoğlunun ilk evcilleştirdiği kuş türü olarak bilinmektedir. M.Ö.4500 yıllarında Orta Asya milletleri tarafından eğitildiği tahmin edilmektedir. Evcil güvercinlerinin atasının kaya güvercinleri olduğu görüşü oldukça yaygındır. M.Ö.3600 yıllarında Mezopotamya'dan Anadolu'ya geldiği düşünülmektedir. Başı yuvarlak, gagası yumuşak, gaga ucu ise serttir. Burun delikleri bir zarla örtülüdür. Kanatları güçlü ve geniş olan güvercinlerin iskeleti kırılgandır. Genelde erkek ve dişileri birbirine benzer. Kaya güvercinleri 30 cm kadar boyunda 300-400 gram ağırlığında, sırtı kül rengi, kanatlarının üstünde iki siyah şerit bulunur, Dişi ve erkek yumurtlama döneminden üç gün önce yuva yapar. Yuvalar, çalı çırpı ile derme çatma olarak yapılır. Çiftleşmeden iki gün sonra 1. yumurta, ertesi gün 2. yumurta yapar. Bir yumurta 20 gram ağırlığında düz beyaz olup, 4 cm uzunluğunda 2,5 cm. genişliğindedir. 17 günde yumurtadan çıkan yavrular ana ve babanın kursağından salgılanan güvercin sütü ya da kursak salgısıyla beslenir.


Gerek kuluçka döneminde gerek yavruların beslenip büyütülmesinde erkek ve dişi daima uyum içerisinde görevlerini nöbetleşe yürütürler. Güneş doğarken beslenmeye giden erkek saat 10.00 cıvarında yuvaya döner saat 16.00'ya kadar yuvadadır. Bu arada dişi beslenme ve uçuşlarını yapar, aksam yuvada beraber olurlar. Yavruların uçması 60 gün sonra gerçekleşir. Güvercin ırkının çeşitliliği bölgelere göre değişir. Kapadokya bölgesinde kaya güvercinleri çoğunluktadır. Ancak meraklı kişiler tarafından beslenen takla paçalı, kubbeli, arap, perçemli, şıhselli, kumru, ankut makaracı, bağdaçlı, hünkari, Selçuklu gibi cins güvercinler de vardır.

Eski Yunan mitolojisinde güzellik ve aşk tanrıçası olan Afrodite'yi temsil eden güvercinden, kutsal kitaplarda da söz edilir. Tevratta Nuh Tufanının dinip dinmediğini anlamak için uçurulan güvercinin ağzında zeytin dalıyla dönmesi, onun ve zeytin dalının evrende barış simgesi olarak kabul edilmesine yol açmıştır. İncil'de Yahya Peygamber tarafından vaftiz edilen Hz.İsa'nın başına kutsal ruhun beyaz bir güvercin olarak konduğuna inanılır. Bu nedenle Hıristiyanlıkta güvercin kutsal ruhun temsilcisidir.


 Kur-an'da ise Hz. Muhammed'in Kureyşlilerden kaçarken Sevr Dağı'nda sığındığı bir mağaranın girişinin örümcekler tarafından bir ağla kapatıldığı ve bir güvercinin de yuva yaparak O'nu kurtardığı belirtilir. Bu sebeplerde güvercin insanlık aleminde aile ve gönül bağı olarak bilinir. Müslüman topluluklarda eti yenmez kutsal ve uğurlu sayılır.

Kapadokya bölgesinde güvercin ve güvercinliklerin en yoğun olduğu Uçhisar Kalesi ve civarındaki kaleler (Vasil deresi) Güvercinlik Vadisi, derebağ, Cevizli Vadisidir. Ayrıca Göreme Kılıçlar Vadisi, Ürgüp Üzengi deresi, Ortahisar Balkan Deresi, Çat Vadisi gibi hemen hemen her vadinin yüksek kısımlarına ya da peri bacalarına Külünk'le oyularak inşa edilen güvercinlikler su kaynaklarına yakın yerlerdedir. Çünkü güvercinler kursaklarına doldurdukları tahılları sindirebilmek için sık sık su içme gereksinimi duyarlar. Güvercinlik vadisindeki göllerde, savaklarda küçük su akıntısı ve birikintilerinde küme küme güvercinlere rastlanır.
Bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler o eşsiz manzara ve güzellikler arasındaki güvercinlikleri belki dikkate almaz ama bölge halkı için güvercinin değeri güvercinliğin kıymeti ve kültürü vardır. Uçhisar'da 1300 adet kadar güvercinlik vardır. Çalışkan Uçhisarlı bir karış toprağı değerlendirdiği gibi en ücra kayalara dahi güvercinlik yapmıştır. Sebebi ise kısıtlı topraklardan daha fazla ürün alabilmek, bağ ve bahçelerde verimi arttırabilmek için güvercin gübresi kullanma istekleridir. Güvercin gübresinde %20-30 organik madde, %1-2 azot, %0.5-1,5 fosforik asit bulunur. Geçmişte ailelerin zenginliği üzüm bağı ve güvercinliği ile değerlendirilirdi. Darda kalan borçlanan kişilerin en son satacağı güvercinliğiydi.

Güvercinlikler vadi tabanından oldukça yükseğe veya kalelere peri bacalarına inşa edildiklerinden, ya içten oyulan dar bir tünel aracılığıyla ya da tek ayaklı merdivenle ulaşılır.. 10 m² yi geçmeyen salonumsu ocağın üç kenarına güvercinlerin tünemesi ve yumurtlaması için 4-5 sıra halinde küçük oyuklar (taka) oyulur ve boydan boya ahşap (cerek) tünekler konulur.
Uçhisar Güvercinlik Vadisinde kayadan oyulmuş güvercinliklerin yanı sıra kesme taştan inşa edilmiş yöre evlerinden farksız 2-3 katlı güvercinlikler bulunmaktadır. Güvercinliklerin dış yüzeyi kapalı bir kapıyı andırır. Üst kısmına bir kuşun girebileceği büyüklükte 4-5 delik bulunur. İki sıra halinde üçer delik olanları da vardır. Bir güvercinlikte içinin büyüklüğüne göre 150-200 güvercin barınır.

Güvercinleri sansar, tilki, gelincik gibi hayvanlardan korumak için de kireç kaymağı ve yumurta akı karışımı yapılıp, sıvanarak yüzey kayganlaştırılır. Tırmanma zorlaştırılır. Güvercinlerin evlerini uzaktan tespit etmeleri için dış yüzeyi genelde beyazdır veya beyaz üzerine yöre insanı tarafından dönemin geleneksel ve sosyal yaşamına uygun olarak zengin biçimde boyanır, süslenir. Boyalar ceviz kabuğundan yeşilin dört donu, naneye benzer yarpuzdan grinin tonları, soğan kabuğundan pembe, cehriden sarı, kabalak otundan kahverengi, üzüm kurusundan koyu kırmızı ve ilkbaharda yağmur sularının çekilmesiyle dere yataklarında oluşan yumurta büyüklüğündeki "has yoşa" adında kırmızı toprağın gaz yağı ile karışımından elde edilen renk Uçhisar Güvercinliklerinde çoğunluktadır.

Motiflerde halı kilim desenleri iç içe açılar, yarım daireler, güneş ve hilaller, çarkıfelek üstüne kuş tünemiş hayat ağacı, bereketi ve çoğalmayı temsilen nar, yeniden doğuşun simgesi buğday başağı, ellerinde mızrak olan atlılar, kılıç kalkan oynayan figürler vardır. Ayrıca nazara karşı Maaşallah, besmele, Kur'an'dan ayetler ve yapılış tarihleri yer alır. Uçhisar kalesi civarındaki güvercinliklerin bazılarının üzerindeki yapılış tarihi hicri yıl olarak H.1095 M.1679-H.1112 M.1696-H.1146 M.1730-H1305 M.1889'dur. Böylece 300 yıl önce yapılan güvercinlikler yöre insanının duygularını, yaratıcılığını, inanışlarını günümüze aktarmaktadır. Güvercinler kondukları peri bacası ve kayalıklar üzerine yaptıkları dışkı sayesinde orada bir kaplama vazifesi görüp aşınması önler, Güvercinlik sahiplerinin harman zamanı ayırdıkları taşlı buğdayı soğuk kış günlerinde düşe kalka güvercinlere götürüp onların beslenmelerini ve çoğalmalarını sağlamışlar ancak kimyasal gübrenin tercihi bağ bahçe tarımının azalması, tarım ilaçlarının çok miktarda kullanımı ne yazık ki güvercin merakının ve neslinin azalmasına sebep olmuştur.

Güvercinlik Vadisi'nin eski canlılığına kavuşması için Uçhisar Belediyesi Konya'dan 5000 adet güvercin getirip gerekli tadilat ve temizliği yaptığı güvercinliklere salıvermiştir. Ancak güvercinler çatı güvercini olduğundan kayadan oyma güvercinliklere alışamamış cami, okul ve ev çatılarına gitmiştir. Bir zamanlar yöre halkı arasında alınıp satılan, evliliklerde çeyiz olarak verilen güvercin ve güvercinlikler son 50 yıl içerisinde yok olma durumuyla karşı karşıya gelmiştir.

GÜVERCİNİM

Uçhisar Kalesi'ni mesken tutarsın,
Perilerle bacalarda yatarsın,
Toprağıma verimle güç katarsın
Kadife göğüslü güvercinlerim.

Küme küme gökyüzünde uçarsın,
Zarar gelecek yerden hemen kaçarsın,
Vasıl deresinden suyun içersin
İnsanlarla İnsanlaşmış güvercinlerim

AHMET KUTLAR



2802 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Güvercinlik vadisi     13/10/2014 12:26

Çocukluğumda iç içe yaşadığımız, sopalı kalburlarla tuzak kurarak yakalayıp canlı oyuncaklar olarak kullandığımız güvercinlerimiz hakkında geniş bilgilere ulaştırdığı için sayın Kutlar'ı kutluyorum. araştırmalarında başarılar diliyorum.
MEHMET ATILGAN

Yazarın diğer yazıları

UÇHİSAR'DAN BİR EFSANE (Mahsen Hanım Efsanesi) - 24/03/2014
Uçhisar’da bir zamanlar Ağanın Kalenin dibindeki bir evde mutlu ve zengin bir aile yaşardı;
SIRA ODASI - 30/05/2012
Anadolu’muzun hemen hemen bütün bölgelerinde diz boyu karlı, soğuk kış geceleri sıra odaları ile renklenir.
UÇHİSARLI BAŞARAN - 30/05/2012
Asıl adı Şükrü Atay olan Başaran genç yaşta bağlama çalmaya başlar;
CİCİ AHBAB - 30/05/2012
1904 yılında Uçhisar’da dünyaya gelen “AHBAB” ailesinin tek çocuğudur
Ahmet Misali URAZ - 30/05/2012
Ahmet Misali (Hicri 1319-Miladi1903 yılında) Uçhisar’da doğdu. Babası Hacı Mustafa Efendi, annesi Emine Hanım’dır.